Yeni bir ülke, yeni bir dil, yeni bir düzen… Ve içinde hâlâ tamamlanmayı bekleyen bir cümle: “Okumak istiyorum.”
Türkiye’de okula yeniden başladı. Ama hayat, her zaman insanın kaldığı yerden devam etmesine izin vermiyor. Maddi zorluklar, dil bariyeri ve uyum sürecinin ağırlığı, daha yeni filizlenen o yolu kısa sürede yarıda bıraktı, Sidra’nın eğitim hayatı yeniden kesintiye uğradı. Bu kez daha derinden. Çünkü artık sadece bir öğrenci değildi. Ailenin en büyük çocuğuydu.
Sorumluluk, onu erken yaşta büyüttü. Bu süreçte evlendi. Günler birbirine benzerken, içinde o tanıdık cümle hep sessizce yerini korudu. “Devam etmeliyim” Bu cümle, zamanla bir isteğin ötesine geçip bir yön oldu.

Eşinin karşı çıkmasına rağmen, ebeveynlerinin desteğini arkasına aldı ve açık öğretim lisesine kaydoldu. Bu, sadece eğitime dönüş değildi; kendi hayatına yeniden sahip çıkmanın, kendi sesini yeniden duymanın bir yoluydu. Tam da bu dönemde, bir arkadaşının önerisiyle Sosyal Gelişim ve Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) Ankara Toplum Merkezi ile tanıştı.
İlk başta sadece bir kurs için gitti, ardından bilgisayar kursuna katıldı. Öğrendiği her yeni bilgi, sadece bir beceri değil; içinde büyüyen bir güven duygusuydu. “Buraya geldikten sonra kendimi daha güçlü hissetmeye başladım.” Bu cümle, onun dönüşümünün en sade ve en gerçek ifadesiydi.
Zamanla merkez, onun için bir mekândan çok daha fazlasına dönüştü. Konuşma kulübünde kelimeleri çoğaldı, sesi belirginleşti. Atölyelerde elleri üretmeye başladı. Ve belki de ilk kez, hayalleri somut bir şekil almaya başladı.
Bilgisayar mühendisi olmak istiyordu. Çünkü artık sadece hayal etmiyordu; bunun için emek veriyordu. Örgü ve dikiş atölyesinde öğrendiği küçük bir beceri, zihninde daha büyük bir fikre dönüştü. Örgü ve dikişle geliştirdiği üretim disiplini, bilgisayara olan ilgisiyle birleşerek ona bambaşka bir yol açtı. Şimdi hedefi, öğrendiklerini büyütmek, kendi yolunu kurmak ve kendi ayakları üzerinde durmak.

Ama aslında kurmaya çalıştığı şey sadece bir iş değil, kendi hayatıydı. “İlk olarak kendimi kendime ispat etmek istiyorum, başkasına değil.” diyordu.
Bugün Sidra, Sosyal Gelişim ve Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) Ankara Toplum Merkezi’nin yönlendirmesiyle Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi (ICMPD) Enhancer Project programı kapsamında Müteşebbis Gelişim Vakfı (MESVAK)’ın yürüttüğü Parlak Gelecekler İnşa Etmek (PARGEL) projesine başvurdu ve eğitimlerine başladı. Merkezde katıldığı örgü ve dikiş atölyesinden aldığı ilhamla bu süreci tamamlamayı, bir hibe projesi yazarak çalışma hayatına adım atmayı hedefliyor.
Ve bugün, kendi hikâyesini anlatırken tek bir cümlede özetliyor her şeyi:
“Yarım kalan yerden değil, içimde kalan yerden başladım.”