Peki, 19 Ağustos’un sembol isimlerinden Sérgio Vieira de Mello kimdi ve onu o binaya getiren yol nerede başlamıştı?
Felsefe Öğrencisinden İnsani Yardım Çalışanına
1948’de Rio de Janeiro’da doğan Vieira de Mello, felsefe eğitiminin ardından henüz 21 yaşındayken BM Mülteci Örgütü’nde (UNHCR) çalışmaya başladı. İki yıl sonra Bangladeş’e giderek savaştan kaçan milyonlarca Bengalli mülteciye yönelik çalışmalarda görev aldı.
Sonraki yıllarda bu deneyim onu farklı coğrafyalara taşıdı. Sudan’ın güneyinde, Mozambik’te ve Peru’da yerinden edilmiş insanlarla çalıştı. Kamboçya’da 360 binden fazla mültecinin ülkesine güvenli dönüşü için yürütülen çalışmalara katkı sundu. Kuşatma altındaki Saraybosna’da temel hizmetlerin sürdürülebilmesi için görüşmeler yürüttü ve bu görüşmelerden biri şehrin doğal gaz bağlantısının yeniden kurulmasına katkı sağladı. 1999’da ise Doğu Timor’daki BM Geçiş Yönetimi’nin başına geçerek şiddet ve yıkımın ardından kamu hizmetleri, adalet ve güvenlik yapılarının yeniden kurulması sürecinde görev aldı.
Onun meslek hayatında insani yardım bazen eve dönebilmenin, bazen soğuk bir evin yeniden ısınmasının, bazense bir toplumun geleceğini yeniden kurabilmesinin yolunu açmak anlamına geldi.

2003 yılında Irak’taki savaş sonrası geçiş sürecine destek vermek üzere Bağdat’a gitti. Yetmiş sekiz gün sonra, 19 Ağustos’ta düzenlenen saldırıda hayatını kaybetti.
34 yıllık BM yolculuğu o gün sona erdi. Ancak Bağdat’ta yaşananlar yalnızca bir insanın yaşamının sonu değildi; insani yardım çalışanlarının, başkalarının güvenliğe, temel hizmetlere ve haklarına erişebilmesi için çalışırken kimi zaman kendi güvenliklerini de riske attıkları gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi.
19 Ağustos’un Dünya İnsani Yardım Günü olarak anılmasının ardında da bu emeği görünür kılmak ve insani yardım uğruna hayatını kaybedenleri hatırlamak var. Vieira de Mello’nun meslek hayatı boyunca farklı coğrafyalarda yanıt aradığı soru ise bugün hâlâ dünyanın dört bir yanında var gücüyle çalışan insani yardım çalışanlarının önünde duruyor:
Bir insan yeniden nasıl başlayabilir?
Bir İsimden Ortak Emeğe
Bugün de çatışmalar, afetler ve krizler milyonlarca insanı evlerinden ayrılmaya, hayatlarını yeniden kurmaya zorluyor. Ancak bu tablonun ardında büyük ve çoğu zaman görünmeyen bir dayanışma ağı var.
Sahada ve destek süreçlerinde farklı uzmanlıklarla çalışan binlerce insanın emeği, aynı hayatın farklı noktalarında birbirini tamamlıyor. Birinin başlattığı destek, diğerinin katkısıyla devam ediyor.
Dayanışmanın Sahadaki Karşılığı
Sosyal Gelişim ve Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) olarak 30 yılı aşkın deneyimimizle; göç, sürdürülebilir kalkınma, hassas grupların güçlendirilmesi ve korunması ile insani yardım ve afet müdahalesi alanlarında, “Yardıma ihtiyacı olan herkesle dayanışma içinde” anlayışıyla çalışmaya devam ediyoruz.
Geride kalan beş yılda 2 milyon 101.597 kişinin hayatına dokunduk ve 6 milyon 327.271 hizmet sunduk. Bu süreçte 1 milyon 262.664 çocuğa ulaştık. Faydalanıcılarımızın yüzde 80’i kadınlar ve çocuklardı.
Her sayının ardında bir insan, bir ihtiyaç ve yeniden kurulmaya çalışan bir hayat var. O hayatın ardında ise birbirine eklenen, çoğu zaman görünmeyen çok sayıda emek…
Bu emek, yalnızca tek bir kurumun ya da tek bir ekibin çabasıyla sınırlı değil. Dünyanın dört bir yanında aynı amaç için çalışan insani yardım çalışanlarının katkısıyla büyüyen ortak bir dayanışmanın parçası olduğumuzu biliyoruz.
İşte 19 Ağustos, bu ortak emeği hatırlamak ve görünür kılmak için önemli bir gün. İnsani yardım uğruna hayatını kaybedenleri saygıyla anıyor, kimi zaman zorlu ve riskli koşullar altında insan onurunu korumak ve hayatların yeniden kurulmasına destek olmak için emek veren tüm insani yardım çalışanlarına teşekkür ediyoruz.