Artık Her Şey Daha Kolay, Bu Yüzden Her Şey Çok Güzel!

Başlıktaki bu sözler, Hatay İSO Konteyner Kent’te sohbet ettiğimiz 12 yaşındaki Yusuf’a ait. Gözleri ışıl ışıl, sesi neşe dolu… Duygularını anlatırken kelimeler ağzından tatlı bir telaşla dökülüyor. Ama o neşeli sesin ardında, yoğun bir çaba ve sabır var.

Yusuf’un çocukluğu aslında zorluklarla başladı. Eğitim hayatının henüz başındayken, önce pandemiyle karşılaştı; sınıflar sessizleşti, oyunlar yarım kaldı. Ardından hayat toparlansa da, bu kez Kahramanmaraş merkezli büyük depremle sarsıldı.
Eğitim yolculuğunun daha ilk adımlarında birkaç yıl arayla yaşanan bu iki büyük zorluk, Yusuf’un dünyasında hem duygusal hem de gelişimsel izler bıraktı.

Yusuf, annesi Nezahat Hanım ve ikizi İbrahim ile birlikte bu sürecin tam ortasında hayata tutunmaya devam etmişti. Kardeşi İbrahim hayallerini daha yüksek sesle kurarken, Yusuf zamanla kendi içine çekilmişti. Odaklanmakta ve bağ kurmakta zorlanıyor, duygularını ifade etmekten çoğu zaman kaçınıyordu. Kreşe gittiği yıllarda öğretmeni, Yusuf’un dikkatini uzun süre toplayamadığını fark etmişti; ilerleyen yıllarda ilkokuldaki öğretmenlerinin gözlemleri de bu yöndeydi. Ama bu bir son değildi; Yusuf’un hikâyesi asıl şimdi başlıyordu.

Sessiz Adımlardan Oyunla Gelen Umuda

Muzaffer Akpınar Vakfı (MAV) ve  Sosyal Gelişim ve Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) iş birliğiyle, çocukların oyun eşliğinde yeniden eğitim, güven ve umutla büyüyebilmeleri için hayata geçirilen Oyunla Büyüyorum Projesi, Yusuf’un hayatında yalnızca bir oyun alanı değil, aynı zamanda önemli bir dönüm noktası olacaktı.

Nezahat Hanım’ın İSO Konteyner Kent’te yaşayan akrabaları, projede çocuklara destek olan psikologların da yer aldığını duyduklarında onu bu destekle tanışmaya davet etti.. Nezahat Hanım için bu proje, çocukları adına aralanan yeni bir kapı oldu; özellikle de Yusuf için.

Sessiz adımlardan, gür bir sesle ifade edilen başarılara... Yusuf ve her zaman yanında olan ikizi İbrahim, hayatlarına renk katan proje alanında güvenle gülümsüyor.
Sessiz adımlardan, gür bir sesle ifade edilen başarılara… Yusuf ve her zaman yanında olan ikizi İbrahim, hayatlarına renk katan proje alanında güvenle gülümsüyor.

Nezahat Hanım, İbrahim ve Yusuf daha ilk günden itibaren proje çalışanları ve diğer çocuklarla güvenli, keyifli ve besleyici bir ortamda vakit geçirmeye başladı. Rengârenk oyuncaklar, kitaplar ve etkinliklerle dolu alanda, Yusuf önce uzun süre sessizce etrafı izledi. Yeni seslere, yüzlere ve oyunlara temkinli yaklaşsa da, dikkatini çeken bir köşe oldu: küçük bir masa, üzerinde birkaç boya kalemi ve bir kâğıt. İlk çizgiyi orada attı, yeni arkadaşlıklar kurdu. O ilk çekingen adım, zamanla yerini güvenli bağlara, oyunla kurulan sağlam ilişkilere bıraktı.

Yusuf, proje psikologları tarafından verilen bilişsel beceriler çalışmalarına katılıp; grup oturumlarının yanı sıra bireysel desteklerle de sürecini sürdürdü. Sohbet ederken çoğu zaman şunu söylüyordu: “Keşke bu projeyle daha önce tanışsaydım.” Bu destekle birlikte Yusuf’un içe kapanıklığı, yerini heyecana ve güven duygusuna bırakmaya başladı.

Daha Saymamı İster misiniz?

Kısa süre içinde Yusuf’taki değişim hem okulunda hem de sosyal çevresinde fark edilir hâle geldi. Çekingenliği azaldı, derslere olan ilgisi arttı. Eskiden düşük notlar aldığında bunu ancak kendi duyabileceği bir sesle söyleyen Yusuf, artık “Derslerin nasıl?” diye sorulduğunda aldığı yüksek notları gururla ve daha gür bir sesle paylaşıyor.


“Türkçe 85, Seçmeli Okuma 88, Müzik 90… Sosyal Bilimler, Beden Eğitimi… 

Daha saymamı ister misiniz?”

Bu, yalnızca bir başarı ifadesi değildi; Ben buradayım, beni görün, başardım ve bununla gurur duyuyorum!” diyen bir çocuğun içten sesiydi.

Dikkat süresi uzadı, derse odaklanması güçlendi. Kitap okumayı seviyor; her sayfayla birlikte kendine olan güveni biraz daha artıyordu. Özgüveni arttıkça, kendini ifade etme biçimi de güçlendi. Bugün Yusuf, sadece oyun oynamıyor; hayallerini yeniden, daha sağlam temellerle kuruyor. Artık yalnızca sesini değil, kendine olan inancını da yükseltiyor. Ve bu inanç, bir çocuğun içten heyecanıyla söylediği o cümlede karşılık buluyor:

Artık her şey daha kolay, bu yüzden her şey çok güzel!