Bir çocuğun okula gidişi, bir ailenin hayata dönüşüdür

Bir zamanlar hayatın duraksadığı bir evde, Save the Children Türkiye ve SGDD-ASAM iş birliğiyle atılan küçük ama kararlı adımlar, günlük yaşamı yeniden hareketlendirdi. Eğitimle birlikte umut, düzen ve çocukların hayata katılımı geri döndü.

Amina ve Yusuf, 2017 yılında çocukları için daha güvenli bir hayat kurma hayaliyle Suriye’den Türkiye’ye geldi. Hatay’da yaşamaya başlayan aile, depremin ardından bir süre geçici barınma alanında yaşadı. Dokuz kişinin yaşadığı bu evde hayat, çocukların sağlık süreçleri ve okula erişimde yaşanan güçlükler nedeniyle yeniden kurulmalıydı. Aile, eğitimle birlikte günlük yaşamın yeniden düzene gireceğine; umutların, planların ve geleceğe dair güvenin güçleneceğine inanıyordu.

Ailenin okul çağındaki dört çocuğundan üçü sağlık süreçleri nedeniyle evde kalırken, okul dışında kalan 8 yaşındaki Omar, adres tespiti tamamlanamadığı için okula başlayamamıştı.

Küçük Adımlarla Büyük Değişim

Save the Children Türkiye ve SGDD-ASAM iş birliğiyle yürütülen “Hatay’da Depremlerden Etkilenen Çocuk ve Ailelere Destek Projesi” kapsamında aileye ulaşıldı ve bu proje aracılığıyla finansal destek sağlandı. Gerekli eşyaların temini ise SGDD-ASAM’ın yürüttüğü diğer projeler aracılığıyla gerçekleştirildi. Bu destekler, belirsizlikle geçen günlerin ardından ailenin hayatında yeni bir dönemin kapısını araladı.

Omar için okul kaydı yapıldı; okula düzenli devam edebilmesi için okul kıyafeti, çanta ve temel eğitim ihtiyaçları sağlandı. Okula gidemeyen diğer çocukların sağlık süreçleri desteklenirken, anne ve çocuklar tedavi, randevu ve iletişim aşamalarında proje ekipleri tarafından yalnız bırakılmadı. Çocuklar, tedavi süreçlerinin ardından yeniden okula gidecekleri günü sabırsızlıkla beklemeye başladı.

Atılan her küçük adım, evin içindeki havayı da değiştirmeye başladı. Uzun süredir ertelenen umutlar, yeniden günlük hayatın bir parçası oldu. Artık o evde günler; birlikte plan yapılan, hayallerin yeniden kurulduğu ve ailenin geleceğe daha güvenle baktığı günler olarak yaşanıyor.

24 Ocak Uluslararası Eğitim Günü, bize bir kez daha şunu hatırlatıyor: Eğitim, bir çocuğun hayatına dokunduğunda yalnızca bireysel bir kazanım değil, bir ailenin günlük yaşamını ve geleceğe bakışını da dönüştüren bir güçtür. Eğitimle birlikte yalnızca çocukların değil, evin içindeki yaşamın da ritmi değişir; günler yeniden planlanabilir hale gelirken, aile geleceğe dair umutlarını daha sağlam adımlarla kurmaya başlar ve herkesin dile getirmeden hissettiği bu mutluluğun ardında, kulaklara usulca fısıldanan bir gerçek vardır: Bir çocuğun okula gidişi, bir ailenin hayata dönüşüdür.