Hayat Ağrısı

Yazar Ayfer Tunç’un sevilen kitaplarından birinin adıdır “Dünya Ağrısı”. Anlatacağımız hikâyenin başlığını Tunç’un kitabının adından esinlenerek “Hayat Ağrısı” koyduk. İnsanın baş ağrısı, belki kalp ağrısı, acının toplandığı her yerinin sızısı tıbbın konusu. Ancak güvenlik kaygısıyla adını, yaşadığı yeri, yaptığı işi bile güvenlik hassasiyetleri nedeniyle gizli tuttuğumuz kahramanımızın ağrısı, tam anlamıyla hayat ağrısı, yaşadığımız hayatın konusu.

Hasbelkader doğduğu coğrafyada kısıtlanan yaşam alanından kurtulmak için yollara düşerek her şeyi göze alan bir kadının hikayesini anlatacağız sizlere. En temel insan haklarından birisi olan eğitim hakkını talep ettiği için ölümle tehdit edilen, hayattaki en büyük destekçilerinden biri olan annesinin kaybı üzerine ise, “Ne olacaksa olsun” diyerek uzun ve meşakkatli bir yolculuğa çıkar kahramanımız.

Kimi zaman yürüyerek kimi zaman arabayla ama her zaman kaygı ve korkuyla geçen günler sonunda varır Türkiye’ye. Devlet mekanizmasının zaman zaman insana mesafeli kalan diliyle “Düzensiz Göçmen”dir adı. Kendine verilen isimle yüz binlerden biridir dilini dahi bilmediği dost ülkede. 

O günlerini, “Her şey çok yeniydi ve kendimi yalnız hissediyordum. Dil bilmiyordum ve günlük hayatta ne yapmam gerektiğini kestiremiyordum. En zorlayıcı olan şey ise belirsizlikti” diyerek özetler çok sonraları.

Doğduğu topraklar kadınların çalışmasını yasaklayınca protestolara katılır kahramanımız. Ne yazık ki kısa zamanda hedef haline gelir. Önce komşu ülkeye sığınır ancak ölüm tehditlerinin amansız takibi burada da peşinden ayrılmaz. Mecbur yol gözükür. Göç edecektir hayatın ağrısıyla. Hedef Türkiye’dir. Çünkü güven verir.

Geldiği şehirde duyar Sosyal Gelişim ve Dayanışma Derneği’nin adını. Başta çekinerek profesyonel ekiplerden aldığı hukuki danışmanlıklar sayesinde hayat ağrısı daralır hayat bilgisi genişler.

 “Türkiye’de veya başka bir yerde ama yaşadığım sürece kadın haklarını savunacağım. Bu sefer sadece kendim için değil. Dünyadaki tüm kadınlar için” diyecek bilinçle yaşamını sürdürüyor bugün. Artık yaşadığı ülkenin diline hâkim. Haklarını biliyor.

İki çocuğu var. “Çocuklarımın eğitim alması ve kendi ayaklarım üzerinde durabildiğim bir hayat kurmak en büyük hayalim” diyerek umudunu hayat ağrısına yedirmemeye kararlı olduğunu gösteriyor.

“Zorlandığım bir dönemde destek istemek benim için çok önemli bir adımdı. Bugün geriye baktığımda, bu kararı vermiş olmaktan memnunum. Ayrıca, pes etmemek ve devam etmek en doğru karardı. Bugün daha güçlü ve bilinçli bir yerdeyim” diyen kahramanımıza göç ettiği ülkede karşılaştığı zorlukları yenmesinde Sosyal gelişim ve Dayanışma Derneği yardım etti.

İlk değerlendirmeyi yapan ekibin düştüğü notta şu yazıyordu: “Kişi merkeze ilk geldiğinde yoğun belirsizlik, kaygı ve güvensizlik duyguları içindeydi. Temel hak ve hizmetlere erişim konusunda bilgi eksikliği bulunuyordu. Sosyal çevresi sınırlıydı ve bulunduğu şehirde kendini yalnız hissediyordu. Ekonomik olarak da kırılgan bir durumdaydı.

Ancak Türkiye’de Avrupa Birliği’nin İnsani Yardım Operasyonları tarafından fonlanmakta olup Danimarka Mülteci Konseyi (DRC) ve Sosyal Gelişim ve Dayanışma Derneği(SGDD-ASAM)’ninKarma Göç İçindeki Kişiler için Koruma Risklerine Yanıt Verilmesi ve Haklara ve Hizmetlere Erişimin Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında çalışanekipler tarafından sağlanan destekler, ardından sosyal hizmetlere yapılan yönlendirme ve temel haklar konusunda aldığı bilgilendirmeler sayesinde artık sağlık hizmetlerine erişimden diğer yaşamsal ihtiyaçlara kadar pek çok konuda bilgi sahibi.”

Kendisine danışmanlık veren SGDD-ASAM’daki çalışma arkadaşlarımızdan birinin sözleriyle noktalayalım: Aldığı destekler sayesinde ilk kez kendini güvende hissettiğini ifade ettiği an benim için çok etkileyiciydi. “Yalnız olmadığımı hissettim” demesi, yapılan çalışmaların ne kadar anlamlı olduğunu bir kez daha gösterdi ve bu vaka benim için unutulmaz oldu!

“Karma Göç İçindeki Kişiler için Koruma Risklerine Yanıt Verilmesi ve Haklara ve Hizmetlere Erişimin Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında; sınır bölgelerinde insani yardım faaliyetlerinin yürütülmesi, koruma vaka yönetimi ve yönlendirme yapılması, hukuki danışmanlık sağlanması aracılığı ile 1 Temmuz 2025’ten 31 Aralık 2025’e kadar toplam 5.128 kişiye hizmet sağlamıştır.