Hayatının merkezinde iş, sorumluluk ve ailesi vardı. Günleri planlı, düzenli ve yoğun geçiyordu. Ancak Irak’taki günlük planlı hayatı politik çalkantılar nedeniyle bir göç yolculuğuna dönüştü…
Türkiye’ye geldi ve Ankara’ya yerleşti. Yeni bir şehir, yeni sokaklar, yeni bir hayat… Ama Bushra bu değişimi, alışık olduğu kararlılıkla karşıladı.
Yeni hayatının ilk günlerinde Sosyal Gelişim ve Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) ile ve Ankara Toplum Merkezi’yle (ATM) tanıştı.
Öncelikle taşındığı ülkenin dilini öğrenmeyi koydu kafasına ve ATM’deki Türkçe kursuna katıldı. Ardından resim ve dikiş atölyeleri geldi. Girişimcilik eğitimlerinde yeni şeyler öğrendi ve sertifika aldı. Ama belki de en çok resim yaparken kendini buldu.
Fırçayı eline aldığında, yıllarca ders anlatan öğretmenin yerini renklerle oynayan başka bir Bushra alıyordu. Yaptığı tablolar bugün evinin duvarlarını süslüyor.
“Evimin her yerinde resimlerim asılı,” diyor gülümseyerek. “Hatta size de bir tane hediye ettim. Her duvara asılsın ki bu kurs hiç unutulmasın, hiç bitmesin.”
Dikiş atölyesinde ise başka bir mutluluk yaşadı. Kurs sırasında diktikleri kıyafetlerin deprem bölgesindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması Bushra için unutulmaz bir deneyim oldu.
Yıllarca mikroskop başında geçen disiplinli çalışma hayatının ardından, eline aldığı dikiş iğnesiyle depremden etkilenen çocuklar için kıyafet dikerken duygulandığını anlatıyor. O an, yaptığı küçük bir dokunuşun başka hayatlar için ne kadar anlamlı olabileceğini derinden hissetti. Onun için bu, dayanışmanın en somut hâllerinden biriydi.
SGDD-ASAM’daki etkinlikler Bushra’nın hayatına yalnızca yeni beceriler değil, yeni dostluklar da kazandırdı. Merkezde tanıştığı arkadaşlarıyla güçlü bağlar kurdu. Artık yalnızca merkezde değil, günlük hayatta da görüşüyorlar. Ramazan’da birbirlerini iftara davet ediyor, birlikte vakit geçiriyorlar.
Tribünde Bir Hayalin Gerçekleştiği Gün
Bushra’nın hafızasında özel bir yer eden anılardan biri ise yakın zaman önce, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde yaşandı. SGDD-ASAM’ın organizasyonuyla ilk kez bir kadın voleybol maçını tribünden izleme fırsatı buldu.
Salonun ambiyansı bambaşkaydı. Bushra sonunda yıllardır televizyon ekranından izlediği o atmosferin tam ortasındaydı. Elinde telefonu, heyecanla fotoğraflar ve videolar çekiyordu. Ama asıl unutulmaz an maçın sonunda geldi. Maçın sonunda sporcularla galibiyet fotoğrafı çektirmek, Bushra için unutulmaz bir deneyimdi.
“Irak’ın belirsizliğinde kaybettiğim içimdeki o küçük kızı, Türkiye’de bir voleybol tribününde, bir resim tuvalinde, bir dikiş atölyesinde yeniden buldum. Siz içimdeki çocuğun elini hiç bırakmadınız, ben ise o çocuğa tutundum.” diyen Bushra bugün kızı ve torunlarıyla aynı evde oturuyor. Ana yurdundan binlerce kilometre ötede ama yeni yurdunda sıfırdan kurduğu hayatıyla yeniden başlamanın en güzel örneğini oluşturuyor…