Ragda Elukla:Halep’ten Ankara’ya Bir Kadın Öyküsü

Ragda Elukla, Ankara’da yaşayan 42 yaşında Suriyeli bir sığınmacı kadın. Ragda’nın hayatı kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan ve asla pes etmeyen bir kadının öyküsü.
Ragda, Suriye’deki iç savaş sonrası Türkiye’ye sığındı. Şimdi burada hem terzilik yapıyor, hem de fen bilgisi öğretmenliği okuyor. Ragda’nın zorluklar karşısındaki güçlü tavrı ve duruşu, bugün artık başka çocuklara ve gençlere örnek oluyor, ilham veriyor. UNICEF ortaklığında çalışmalarını sürdüren Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) Ankara Al Farah Çocuk ve Aile Destek Merkezi’nde sığınmacılara yönelik düzenlenen “rol model eğitimleri”nde Ragda deneyimlerini aktarıyor ve bir “rol model” olarak başarı hikayesini paylaşıyor. Erken yaşta evlilik, eğitimin önemi, özellikle kız çocuklarının okullaşması ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi konularda yararlanıcıları bilgilendiren Ragda, ilham almaları için ailelere kendi hikayesini anlatıyor. “Biz fakir bir ailenin çocuklarıyız. Babamız vefat etmişti. Annem artık çok yorulmuştu. Altısı kız yedi çocuğun sorumluluğunu üstleniyordu. O yüzden ‘okulunuza biraz ara verin. Bana evi geçindirmekte yardımcı olun’ deyince, çok sevmeme rağmen okulu bıraktım. Okumayı çocukluğumdan beri çok severdim, evdeyken her fırsatta kitap okurdum. Hayat şartları okulu bırakmamı gerektirdi ama eğitimime bir şekilde devam etmek konusunda aslında kararlıydım” diye anlatıyor hikayesini Ragda. Okulu bıraktıktan sonra on yıl ara verdiğini ve sonrasında liseye 9. sınıftan tekrar döndüğünü belirten Ragda, savaş nedeniyle 2013 sonunda Türkiye’ye geldiğinde 34 yaşında olduğunu ve gelmeden önce Suriye’de terzilik yaptığını söylüyor. Türkiye’ye geldiğinde arkadaşlarından Yabancı Öğrenci Sınavı’nı duymuş ve yıllardır hayalini kurduğu üniversite eğitimi için şansını denemek istemiş. Ailesi Ragda’ya hem okumak hem çalışmak zor olabilir demesine rağmen o vazgeçmemiş. Şimdi, bir yandan bir terzi atölyesinde kadın kıyafetleri dikiyor, bir yandan da Uşak Üniversitesi’nde fen bilgisi öğretmenliği okuyor. Annesinin en büyük destekçisi olduğunu kaydeden Ragda, “Okulumu bitirdikten sonra kadın ve kadın sorunları alanında öğrenimime devam etmek istiyorum. Suriye’deyken savaş öncesi kadın hakları konusunda bilgimiz vardı ama Türkiye’de kadınların haklarından daha çok haberdar olduğunu görüyorum. Türkiye’deki sığınmacı kadınların da eğitim alması destekleniyor. Bana göre bir kadının en önemli hakkı eğitim. Kendime güvenimi arttırdı burada öğrendiklerim. Vatanıma daha güçlü dönebileceğime dair bir umut verdi” diyor. Rol model seminerlerine yoğun ilgi olduğunu belirten Ragda, “Gelecek bence kadınlar sayesinde şekillenecek. Kadınlar zayıf, güçsüz ve korunmaya muhtaç bir şekilde kalmayacaklar. Kendi ayakları üstünde duran, güçlü, hakkını arayan ve alan, kendini sürekli geliştiren bireyler olacaklar. Ben de Al Farah’taki etkinliklerde bunları görüyorum” diyor. UNICEF ortaklığında çalışmalarını yürüten SGDD-ASAM Ankara Al Farah Çocuk ve Aile Destek Merkezi Program Asistanı Duygu Yılmaz, merkezde sığınmacılara sosyal, sağlık, hukuk gibi birçok alanda danışmanlık verdiklerini belirterek, “çocuklar için yaşam becerilerini geliştirme ve psiko-sosyal destek sağlamaya çalışırken, yetişkinlere yönelik “güçlendirme ve farkındalık artırma” konusunda çeşitli eğitimler ve atölyeler düzenliyoruz. Rol Model Eğitimi de bunlardan biri” diyor. Etkinlikle sığınmacıların, rol model olarak deneyimlerini paylaşan kişilerin yaşam öyküsünden yola çıkarak kendi hayatlarına dönük farkındalığın arttırılmasını amaçladıklarını anlatan Yılmaz, “Konular özellikle kız çocuklarının okullaştırılması dolayısıyla erken yaşta evliliklerin önüne geçilmesi temelinde işleniyor. Rol modelimiz Ragda Elukla, eğitime oldukça önem veren, birçok engeli aşıp eğitim hayatına devam eden bir yararlanıcımız. Onun yaşam hikayesi, eğitime devam etme noktasında birçok ebeveyne ve kız çocuğuna ilham oluyor, yol gösteriyor. Her hafta farklı yararlanıcılarla psikoloğumuzun da eşlik ettiği görüşmeler gerçekleştirip, eğitimin önemine değiniyoruz. Katılımcıların yaşamış olduğu zorlukların ve bu zorlukları aşarken nelerden güç aldıklarının da paylaşıldığı, aktif katılımın gerçekleştiği oturumlara olan talep günden güne artıyor” dedi.

Ragda, Suriye’deki iç savaş sonrası Türkiye’ye sığındı. Şimdi burada hem terzilik yapıyor, hem de fen bilgisi öğretmenliği okuyor. Ragda’nın zorluklar karşısındaki güçlü tavrı ve duruşu, bugün artık başka çocuklara ve gençlere örnek oluyor, ilham veriyor. UNICEF ortaklığında çalışmalarını sürdüren Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) Ankara Al Farah Çocuk ve Aile Destek Merkezi’nde sığınmacılara yönelik düzenlenen “rol model eğitimleri”nde Ragda deneyimlerini aktarıyor ve bir “rol model” olarak başarı hikayesini paylaşıyor. Erken yaşta evlilik, eğitimin önemi, özellikle kız çocuklarının okullaşması ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi konularda yararlanıcıları bilgilendiren Ragda, ilham almaları için ailelere kendi hikayesini anlatıyor.

“Biz fakir bir ailenin çocuklarıyız. Babamız vefat etmişti. Annem artık çok yorulmuştu. Altısı kız yedi çocuğun sorumluluğunu üstleniyordu. O yüzden ‘okulunuza biraz ara verin. Bana evi geçindirmekte yardımcı olun’ deyince, çok sevmeme rağmen okulu bıraktım. Okumayı çocukluğumdan beri çok severdim, evdeyken her fırsatta kitap okurdum. Hayat şartları okulu bırakmamı gerektirdi ama eğitimime bir şekilde devam etmek konusunda aslında kararlıydım” diye anlatıyor hikayesini Ragda.

Suriye’de terzilik yapıyordu

Okulu bıraktıktan sonra on yıl ara verdiğini ve sonrasında liseye 9. sınıftan tekrar döndüğünü belirten Ragda, savaş nedeniyle 2013 sonunda Türkiye’ye geldiğinde 34 yaşında olduğunu ve gelmeden önce Suriye’de terzilik yaptığını söylüyor. Türkiye’ye geldiğinde arkadaşlarından Yabancı Öğrenci Sınavı’nı duymuş ve yıllardır hayalini kurduğu üniversite eğitimi için şansını denemek istemiş. Ailesi Ragda’ya hem okumak hem çalışmak zor olabilir demesine rağmen o vazgeçmemiş. Şimdi, bir yandan bir terzi atölyesinde kadın kıyafetleri dikiyor, bir yandan da Uşak Üniversitesi’nde fen bilgisi öğretmenliği okuyor.

Ragda Elukla, Suriye’deki iç savaş sonrası Türkiye’ye sığındı. Şimdi burada hem terzilik yapıyor, hem de fen bilgisi öğretmenliği okuyor. Ragda’nın zorluklar karşısındaki güçlü tavrı ve duruşu, bugün artık başka çocuklara ve gençlere örnek oluyor, ilham veriyor. UNICEF ortaklığında çalışmalarını sürdüren Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) Ankara Al Farah Çocuk ve Aile Destek Merkezi’nde sığınmacılara yönelik düzenlenen “rol model eğitimleri”nde Ragda deneyimlerini aktarıyor ve bir “rol model” olarak başarı hikayesini paylaşıyor.  Erken yaşta evlilik, eğitimin önemi, özellikle kız çocuklarının okullaşması ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi konularda yararlanıcıları bilgilendiren Ragda, ilham almaları için ailelere kendi hikayesini anlatıyor.

“Biz fakir bir ailenin çocuklarıyız. Babamız vefat etmişti. Annem artık çok yorulmuştu. Altısı kız yedi çocuğun sorumluluğunu üstleniyordu. O yüzden ‘okulunuza biraz ara verin. Bana evi geçindirmekte yardımcı olun’ deyince, çok sevmeme rağmen okulu bıraktım. Okumayı çocukluğumdan beri çok severdim, evdeyken her fırsatta kitap okurdum. Hayat şartları okulu bırakmamı gerektirdi ama eğitimime bir şekilde devam etmek konusunda aslında kararlıydım” diye anlatıyor hikayesini Ragda. 

Okulu bıraktıktan sonra on yıl ara verdiğini ve sonrasında liseye 9. sınıftan tekrar döndüğünü belirten Ragda, savaş nedeniyle 2013 sonunda Türkiye’ye geldiğinde 34 yaşında olduğunu ve gelmeden önce Suriye’de terzilik yaptığını söylüyor. Türkiye’ye geldiğinde arkadaşlarından Yabancı Öğrenci Sınavı’nı duymuş ve yıllardır hayalini kurduğu üniversite eğitimi için şansını denemek istemiş. Ailesi Ragda’ya hem okumak hem çalışmak zor olabilir demesine rağmen o  vazgeçmemiş. Şimdi, bir yandan bir terzi atölyesinde kadın kıyafetleri dikiyor, bir yandan da Uşak Üniversitesi’nde fen bilgisi öğretmenliği okuyor.

Annesinin en büyük destekçisi olduğunu kaydeden Ragda, “Okulumu bitirdikten sonra kadın ve kadın sorunları alanında öğrenimime devam etmek istiyorum. Suriye’deyken savaş öncesi kadın hakları konusunda bilgimiz vardı ama Türkiye’de kadınların haklarından daha çok haberdar olduğunu görüyorum. Türkiye’deki sığınmacı kadınların da eğitim alması destekleniyor. Bana göre bir kadının en önemli hakkı eğitim. Kendime güvenimi arttırdı burada öğrendiklerim. Vatanıma daha güçlü dönebileceğime dair bir umut verdi” diyor. 

Rol model seminerlerine yoğun ilgi olduğunu belirten Ragda, “Gelecek bence kadınlar sayesinde şekillenecek. Kadınlar zayıf, güçsüz ve korunmaya muhtaç bir şekilde kalmayacaklar. Kendi ayakları üstünde duran, güçlü, hakkını arayan ve alan, kendini sürekli geliştiren bireyler olacaklar.  Ben de Al Farah’taki etkinliklerde bunları görüyorum” diyor.

UNICEF ortaklığında çalışmalarını yürüten SGDD-ASAM Ankara Al Farah Çocuk ve Aile Destek Merkezi Program Asistanı Duygu Yılmaz, merkezde sığınmacılara sosyal, sağlık, hukuk gibi birçok alanda danışmanlık verdiklerini belirterek, “çocuklar için yaşam becerilerini geliştirme ve psiko-sosyal destek sağlamaya çalışırken, yetişkinlere yönelik  “güçlendirme ve farkındalık artırma” konusunda çeşitli eğitimler ve atölyeler düzenliyoruz. Rol Model Eğitimi de bunlardan biri” diyor.

Etkinlikle sığınmacıların, rol model olarak deneyimlerini paylaşan kişilerin yaşam öyküsünden yola çıkarak kendi hayatlarına dönük farkındalığın arttırılmasını amaçladıklarını anlatan Yılmaz, “Konular özellikle kız çocuklarının okullaştırılması dolayısıyla erken yaşta evliliklerin önüne geçilmesi temelinde işleniyor. Rol modelimiz Ragda Elukla, eğitime oldukça önem veren, birçok engeli aşıp eğitim hayatına devam eden bir yararlanıcımız. Onun yaşam hikayesi, eğitime devam etme noktasında birçok ebeveyne ve kız çocuğuna ilham oluyor, yol gösteriyor. Her hafta farklı yararlanıcılarla psikoloğumuzun da eşlik ettiği görüşmeler gerçekleştirip, eğitimin önemine değiniyoruz.  Katılımcıların yaşamış olduğu zorlukların ve bu zorlukları aşarken nelerden güç aldıklarının da paylaşıldığı, aktif katılımın gerçekleştiği oturumlara olan talep günden güne artıyor” dedi.

Annesinin en büyük destekçisi olduğunu kaydeden Ragda, “Okulumu bitirdikten sonra kadın ve kadın sorunları alanında öğrenimime devam etmek istiyorum. Suriye’deyken savaş öncesi kadın hakları konusunda bilgimiz vardı ama Türkiye’de kadınların haklarından daha çok haberdar olduğunu görüyorum. Türkiye’deki sığınmacı kadınların da eğitim alması destekleniyor. Bana göre bir kadının en önemli hakkı eğitim. Kendime güvenimi arttırdı burada öğrendiklerim. Vatanıma daha güçlü dönebileceğime dair bir umut verdi” diyor.

Ragda Elukla: “Gelecek kadınlar sayesinde şekillenecek”

Rol model seminerlerine yoğun ilgi olduğunu belirten Ragda, “Gelecek bence kadınlar sayesinde şekillenecek. Kadınlar zayıf, güçsüz ve korunmaya muhtaç bir şekilde kalmayacaklar. Kendi ayakları üstünde duran, güçlü, hakkını arayan ve alan, kendini sürekli geliştiren bireyler olacaklar. Ben de Al Farah’taki etkinliklerde bunları görüyorum” diyor.

UNICEF ortaklığında çalışmalarını yürüten SGDD-ASAM Ankara Al Farah Çocuk ve Aile Destek Merkezi Program Asistanı Duygu Yılmaz, merkezde sığınmacılara sosyal, sağlık, hukuk gibi birçok alanda danışmanlık verdiklerini belirterek, “çocuklar için yaşam becerilerini geliştirme ve psiko-sosyal destek sağlamaya çalışırken, yetişkinlere yönelik “güçlendirme ve farkındalık artırma” konusunda çeşitli eğitimler ve atölyeler düzenliyoruz. Rol Model Eğitimi de bunlardan biri” diyor.

Etkinlikle sığınmacıların, rol model olarak deneyimlerini paylaşan kişilerin yaşam öyküsünden yola çıkarak kendi hayatlarına dönük farkındalığın arttırılmasını amaçladıklarını anlatan Yılmaz, “Konular özellikle kız çocuklarının okullaştırılması dolayısıyla erken yaşta evliliklerin önüne geçilmesi temelinde işleniyor. Rol modelimiz Ragda Elukla, eğitime oldukça önem veren, birçok engeli aşıp eğitim hayatına devam eden bir yararlanıcımız. Onun yaşam hikayesi, eğitime devam etme noktasında birçok ebeveyne ve kız çocuğuna ilham oluyor, yol gösteriyor. Her hafta farklı yararlanıcılarla psikoloğumuzun da eşlik ettiği görüşmeler gerçekleştirip, eğitimin önemine değiniyoruz. Katılımcıların yaşamış olduğu zorlukların ve bu zorlukları aşarken nelerden güç aldıklarının da paylaşıldığı, aktif katılımın gerçekleştiği oturumlara olan talep günden güne artıyor” dedi.

Benzer Gönderiler

Daha Fazla Bilgi