Bir vefa ve yeniden doğuş hikâyesi: Hatay’da bayram sevinci

Hatay’da hayat, 6 Şubat’tan sonra pek çok aile için yeniden başlamanın adı oldu. Save the Children Türkiye ve SGDD-ASAM iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında desteklenen Meryem Hanım* ve ailesinin hikâyesi, dayanışmanın ve vefanın en sade hali. 23 Nisan onlar için sadece bir kutlama değil; “biz de buradayız” dedikleri o özel an.

Depremin yıkamadığı evler yapmak istiyorum

6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’da yeniden hayat kurmaya çalışan 40 yaşındaki Leyla ve ailesinin umut dolu hikâyesi… Save the Children Türkiye ve SGDD-ASAM iş birliğiyle hayata geçirilen proje, bu sürece eşlik ediyor.

Artık Her Şey Daha Kolay, Bu Yüzden Her Şey Çok Güzel!

Başlıktaki bu sözler, Hatay İSO Konteyner Kent’te sohbet ettiğimiz 12 yaşındaki Yusuf’a ait. Gözleri ışıl ışıl, sesi neşe dolu… Duygularını anlatırken kelimeler ağzından tatlı bir telaşla dökülüyor. Ama o neşeli sesin ardında, yoğun bir çaba ve sabır var.

Bir çocuğun okula gidişi, bir ailenin hayata dönüşüdür

Bir zamanlar hayatın duraksadığı bir evde, Save the Children Türkiye ve SGDD-ASAM iş birliğiyle atılan küçük ama kararlı adımlar, günlük yaşamı yeniden hareketlendirdi. Eğitimle birlikte umut, düzen ve çocukların hayata katılımı geri döndü.

Eğitimle Hayata Tutunmak: 24 Ocak Uluslararası Eğitim Günü

Eğitim yalnızca bir okuldan değil, bir annenin “yarın”ı hayal ederken içine sığdırdığı umutlardan başlar. İşte Visem Hanım için eğitim, vazgeçmemek üzerine kurulu; hayata sımsıkı sarılmanın sessiz ama en güçlü ifadesiydi.

Hayat Ağrısı

Yazar Ayfer Tunç’un sevilen kitaplarından birinin adıdır “Dünya Ağrısı”. Anlatacağımız hikâyenin başlığını Tunç’un kitabının adından esinlenerek “Hayat Ağrısı” koyduk. İnsanın baş ağrısı, belki kalp ağrısı, acının toplandığı her yerinin sızısı tıbbın konusu. Ancak güvenlik kaygısıyla adını, yaşadığı yeri, yaptığı işi bile güvenlik hassasiyetleri nedeniyle gizli tuttuğumuz kahramanımızın ağrısı, tam anlamıyla hayat ağrısı, yaşadığımız hayatın konusu.