Biz Unutmadık, Bırakmadık, Deprem Bölgesinde Hala Çalışıyoruz!

Unutmak için belki kalpten belki de gerçekten uzak olmak gerek. Biz deprem bölgesine hiç uzak olmadık. Deprem sonrası Hatay’da kurduğumuz yerleşkemiz hala aktif. Çünkü bu, bizim için insani bir görev olmanın ötesinde depremde hayatını kaybeden 6 çalışma arkadaşımıza da borcumuz…

6 Şubat’ın Ardından: Umutla Yeniden Başlamak

Suriye’de yaşanan gelişmelerin ardından Türkiye’ye gelerek mütevazı bir düzen kuran Meryem Hanım*’ın hayatı, 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerle birlikte bir anda durdu. Dört çocuğuyla birlikte bir süre konteynerde, belirsizliklerin ortasında yaşamını sürdürmek zorunda kaldı. İki çocuğunun özel sağlık durumları ve geçim sıkıntısı, günler ayları kovaladıkça omuzlarındaki yükü daha da ağırlaştırıyordu.

Sınırların Ötesinde: 18 Aralık Uluslararası Göçmenler Günü

Bazı yolculuklar zorunluluktan doğar. Ama insan kendi hayatına baktığında, zorunlu olmayan yolculukların bile ne denli çekingenlik yarattığını fark eder. Yeni bir mahalleye taşınırken bile içimizde hafif bir belirsizlik hissederiz. Peki ya ardında bir savaş, bir tehlike, bir çaresizlik varsa? O zaman o yolculuk, bir tercihten değil, bir zorunluluktan doğar. Ve çoğu zaman, insan ardında sadece eşyalarını değil, bir ömrün izlerini bırakır.

Camın ardındaki ışık

Kuzey Amerika’nın ortasında, Kanada’nın geniş bozkırlarının arasında bir şehir var: Winnipeg. Kışın keskin soğuğu, rüzgârının sertliğiyle ünlü bu şehirde yükselen bir bina, tüm dünyaya insan onurunun sıcaklığını hatırlatıyor. Soğuktan donan Kızıl Nehir’in kıyısında, neredeyse tamamen camdan inşa edilmiş bir yapı duruyor: Kanada İnsan Hakları Müzesi.

Casa Milan’daki Yırtık Forma ve Dünya Çocuk Hakları Günü

Dünya üzerindeki her çocuğun hangi coğrafyada doğarsa doğsun en temel haklarından biri oyun oynama hakkıdır. Bir topun peşinden koşmak, takım kurmak, hayal gücüyle bir saha çizmek… Oyun, çocukların sadece eğlencesi değil; hayata tutunma biçimi, kendilerini ifade etme yolu ve ruhlarının nefes aldığı alanıdır.